Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!

Güncel dini meseleler istişare toplantısı kararları

Bazı dinciler tarafından Islamiyet'in kolay ve kadın-erkek eşitliğine önem veren bir din olduğu söylenir. Islamiye'e inanan ve biraz düşünmeyi bilen insanlar bunun böyle olmadığını tecrübelerinden bilirler. Allah'tan-varsa eğer- indiğine inandıkları Kuran'da erkek ve kadın eşitsizliine dair ayetler bulunurken, "kadın ve erkek eşittir" demek kimin haddine düşebilir?  Bir iş yaparken , bir şey düşünürken "Dine göre caiz midir?" sıorusunu akla getirten bir din, ne ölçüde kolay olabilir?

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu ile ilahiyat fakültelerinden bilim adamlarının 2002 Nisan ayında yaptıkları toplantıda "fetva" adı verilen -Laik Türkiye Cumhuriyeti'nde 'fetva' verilebilir mi???- kararlar ve şahsi yorumlarım aşağıdadır:

Kadın devrimi fetvada

Kadınlar cenaze namazında saf tutabilecek, cuma ve bayram namazına katılabilecek, ádet dönemlerinde camilere girebilecek, Kuran okuyabilecek. Zaruri hallerde öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazları birleştirilerek namaz 3 vakte indirilebilecek.

(Kuran'da namazın 5 vakit olduğu hiçbir yerde yazmaz zaten.. Niye insanlar yıllarda 5 vakit namaz kıldılar? Kuran okumayanın müslümanlığına bir örnek...)

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İstanbul’da düzenlediği 4 günlük ‘Güncel Dini Meseleler İstişare Toplantısı’ndan
İzmirli Berna Kızılcan’ın 4 yıl önce eşinin cenaze namazında saf tutarak attığı adım, dinde reform olarak gerçekleşti.

Eşinin cenaze töreninde, erkeklerle birlikte ilk kez ve ilk sırada saf tutan Berna Hanım’ın bu öncülüğü, İstanbul’daki toplantının sonuç bildirgesinde fetva olarak açıklandı.

(Laik Türkiye Cumhuriyeti'nde fetva verilebilir mi?...)

Toplantının sonuç bildirgesinde; kadınların cenaze, cuma ve bayram namazlarına katılabilecekleri, ádet dönemlerinde camilere girebilecekleri, Kuran ve dua okuyabilecekleri gibi ‘devrim’ niteliğinde bir çok karar yer aldı.

YILMAZ: KARARLAR FETVA SAYILIR, İSTEYENLER UYAR

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu ile ilahiyat fakültelerinden bilim adamlarının katıldığı toplantıda alınan kararlara ‘fetva’ denilebileceğini belirterek, ‘Fetva dini konularda görüş bildirmek demektir. İsteyen uyar, isteyen uymaz. Ama bizim aldığımız kararlar olduğundan Diyanet İşleri Başkanlığı açısından bizi bağlar’ dedi.

(Laik Türkiye Cumhuriyeti'nde fetva verilebilir mi?...)

Yılmaz, ‘Fetvaların zaten bağlayıcılığı olmaz. Ama bize soru sorulduğu zaman bu kararlar doğrultusunda cevap vermek bizim için bağlayıcıdır. Bunun aksine hareket ettiğimiz zaman aldığımız kararlara muhalefet etmiş oluruz. Bağlayıcılığı o noktada, yoksa zorunluluk değil’ diye konuştu.

(İslam dininde fetva vermeye yetkili olanların fetvası müslümanları bağlar. Hem adına "fetva' diyerek 'karar' vereceksiniz, hem de 'bu fetva insanları bağlamaz' diyeceksiniz.. Bu bir çelişkidir, inandırıcı olamaz.)

EYLÜLDEKİ İKİNCİ TOPLANTIDA ANLAŞMAZLIKLAR GÖRÜŞÜLECEK

Yılmaz, bu toplantıda görüşülüp de karara bağlanamayan ya da gündeme gelmeyen diğer konular için eylül ayı sonunda veya ekim ayı başında ikinci bir toplantı yapılacağını bildirdi. 

İslam ülkeleriyle de bu toplantının bir benzerinin yapılacağına değinen Yılmaz, ‘Bu ve benzeri hayati konular, Türkiye’nin önderliğinde İslam ülkeleriyle birlikte istişare edilip karara bağlandıktan sonra tam bir konsensüs sağlanmış olacak. Türkiye’de bir konsensüs sağlandığı gibi İslam ülkeleri ile ittifak yapılacak’ diye konuştu.

(İslam şeriatıyla yönetilen "gerçek müslüman Arap" ülkelerin fetvaları, gerçek müslümanlar için geçerli olan fetvalardır. İslamiyet'in peygamberi Arap'tır, kitabı Arapça'dır, uygulamalar Araplar tarafından yapılmıştır; demek ki, en gerçek müslümanlık Arap şeriat ülkelerindeki müslümanlıktır. Türkiye'de 'sulandırılmış' bir müslümanlık tipi uydurulmaya çalışılmaktadır.) 

Güncel Dini Meseleler İstişare Toplantısı’nda uzlaşılan kararlar 

Namaz, 3 vakit kılınabilir

Namaz 5 vakittir. Yolculuk ve mazeret halinde birleştirilme yapılabilir. Mazereti herkes kendine göre belirleyebilir. Öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı birleştirilebilir.

(Zaten Kuran'ın hiçbir ayetinde "Günde 5 vakit namaz kılınır" diye yazmaz...)

Önce resmi nikáh kıyılmalı

Eşlerin evlilikten doğan haklarının kaybolmaması için dini nikáh resmi nikáhtan sonra yapılmalıdır.

(Demek ki dini nikah eşe herhangi bir hak vermez. Resmi nikah ile bir erkek bir eş alabilir ama, dini nikah ile kaç eş alınabileceği niye belirtilmemiş kararda?)

Cinsiyet ayrımı yapılamaz

Kadının sosyal ve hukuki statüsü konusunda ileri adımlar atılması Kuran’ın ruhuna aykırı değildir. Cinsiyet ayrımını çağrıştıran, kadını kadın olduğu için aşağılayan, temel hak ve hürriyetlerden mahrum bırakan bütün haber ve rivayetlerin ya özünden saptırılmış ya da uydurma olduğu dikkate alınmalıdır.

(Burada dinciler Kuran'ı tanımayarak günah işliyorlar. Kuran'da erkek-kadın eşitsizliğine dair ayetler kaldırılmadıkça, kadının sosyal ve hukuki statüsü konusunda ileri adımlar atılması Kuran'ın ruhuna aykırıdır. Allah'tan-varsa eğer- indiğine inanılan Kuran'da Allah kadında daha ileri sosyal ve hukuki ststü isterse, Kuran ayetini ona göre hazırlardı, ya da şimdi ona göre düzeltirdi.. Allah'ın ayetini Allah'tan başka kimse değiştiremez, görmezden gelemez.. Bakınız: http://kuranayetleri.cjb.net, ve http://carsafli.cjb.net ). 

Toplu namaz kadına açık

Kadınlar günlük namazlara, bayram, cuma ve cenaze namazlarında cemaate katılabilir. Hz. Peygamber’in dönemindeki uygulama dikkate alınarak cuma ve bayram namazlarının kadın ve çocuklara özendirilmesi gerekir.

(Erkeklerle kadınlar aynı safta namaz kılabilirler mi? 'Eşitlik' nereye kadar?)

İki kadının şahitliği

Şahitlik konusunda (iki kadının şahitliğinin 1 erkeğe eşitliği) dönemin şartları ışığında kadınların ticari faaliyetlerdeki pasif rolünden kaynaklanan farklılık, genel düzenleme içermez. Bunun kadınların zihinsel eksikliğinin sonucu olarak gösterilmesi kabul edilemez.

(Burada dinciler Kuran'ı tanımayarak günah işliyorlar. Kuran'da erkek-kadın eşitsizliğine dair ayetler kaldırılmadıkça, kadının sosyal ve hukuki statüsü konusunda ileri adımlar atılması Kuran'ın ruhuna aykırıdır. Allah'tan-varsa eğer- indiğine inanılan Kuran'da Allah kadında daha ileri sosyal ve hukuki ststü isterse, Kuran ayetini ona göre hazırlardı, ya da şimdi ona göre düzeltirdi.. Allah'ın ayetini Allah'tan başka kimse değiştiremez, görmezden gelemez.. Bakınız: http://kuranayetleri.cjb.net, ve http://carsafli.cjb.net ). 

Miras eşitliğine ‘rıza’ şartı

Miras paylaşımında, kadının ihtiyacının daha fazla olduğu veya erkeğin mali sorumluluğunun daha fazla bulunduğu durumlarda, karşılıklı rıza ile bu paylaşım farklı yapılabilir.

(Burada dinciler Kuran'ı tanımayarak günah işliyorlar. Kuran'da erkek-kadın eşitsizliğine dair ayetler kaldırılmadıkça, kadının sosyal ve hukuki statüsü konusunda ileri adımlar atılması Kuran'ın ruhuna aykırıdır. Allah'tan-varsa eğer- indiğine inanılan Kuran'da Allah kadında daha ileri sosyal ve hukuki ststü isterse, Kuran ayetini ona göre hazırlardı, ya da şimdi ona göre düzeltirdi.. Allah'ın ayetini Allah'tan başka kimse değiştiremez, görmezden gelemez.. Bakınız: http://kuranayetleri.cjb.net, ve http://carsafli.cjb.net ). 

Kız çocukları engellemeyin

Kız çocukları ve kadınların eğitim ve çalışma olanaklarını kısıtlayan anlayış ve uygulamalar yeniden gözden geçirilmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Kadın dövmenin mazereti olmaz

Nisa Suresi 34’üncü ayete geçen, erkeğin aile içindeki yükümlülüğü-reisliği hükmü, aile içi şiddete dayanak haline getirilemez.

(Burada dinciler Kuran'ı tanımayarak günah işliyorlar. Kuran'da erkek-kadın eşitsizliğine dair ayetler kaldırılmadıkça, kadının sosyal ve hukuki statüsü konusunda ileri adımlar atılması Kuran'ın ruhuna aykırıdır. Allah'tan-varsa eğer- indiğine inanılan Kuran'da Allah kadında daha ileri sosyal ve hukuki ststü isterse, Kuran ayetini ona göre hazırlardı, ya da şimdi ona göre düzeltirdi.. Allah'ın ayetini Allah'tan başka kimse değiştiremez, görmezden gelemez.. Bakınız: http://kuranayetleri.cjb.net, ve http://carsafli.cjb.net . Nisa Suresi hakkında bir açıklama için bakınız http://nisa34.cjb.net ). 

Namaz Türkçe’ye kısmi izin

Namaz, kendi özgün dilinde okunmasıyla yerine getirilebilecek bir ibadettir. namazdaki Kuran surelerini okuyamayanların öğreninceye kadar tek başına namaz kılarken mealiyle (Türkçesi’yle) kılınabilir.

Ve ayrıca

Can ve mal tehlikesi halinde hac ertelenir.

(Hacca deveyle gidilmesi konusunda emirde bulunan Kuran ayeti'nden nedense bahis yok.. Bkz: http://haccagitmek.cjb.net

Canlı kesmek kaydıyla, kurban bayıltılabilir.

Herkesin kendi diliyle duasından doğal bir şey olamaz.

Kurban kesmeyi gerektirmeyen İfrad Haccı özendirilmeli.

Ádet döneminde camiye girebilir

Kadınların özel hallerinde (ádet hali) namaz kılma ve oruç tutma gibi dini yükümlülüklerden muaf tutulmaları, onların temiz olmamaları sebebiyle değil, psikolojik ve fizyolojik yüklerini hafifletme düşüncesiyledir. Ancak kadınlar bu gibi durumlarda Kuran okuyabilir, camilere girebilir. Çoğunluk bilginler karşı olmakla birlikte hacda tavaf yapılabileceği de ifade edilmiştir.

Tartışma yaratan kararlar

Gayrimüslimle evliliğe izin yok

Kadınların gayrimüslimlerle evliliğine kadın komisyonun raporunda ‘belli koşullarda’ izin verilmesi görüşü benimsenmişken, Genel Kurul’da görüş birliğine varılmadığı için ‘Müslüman hanımların gayrimüslim erkeklerle evliliği konusunun daha detaylı incelenerek bir sonraki istişare toplantısında görüşülmesi uygun olacaktır’ kararı yer aldı.

(Hani Islam'da kadın ve erkek birbiriyle eşitti? Müslüman erkek, gayrimüslümle evlenebilir ama müslüman kadın gayrimüslimle evlenemez). 

Ádetli oruç ve namaz yok

Kadın komisyonunda kadınların ádet dönemlerine namaz kılıp oruç tutabileceklerini savunan görüşlere rağmen genel kurul kararında ádet döneminde kadınların bu ibadetlerden muaf tutuldukları belirtildi.

(Niye? Adetli kadın icabında spor bile yapabiliyor da, niye namaz kılamasın?) 

Tabuyu İzmir yıkmıştı

Karşıyaka Müftüsü Nadir Kuru, açıklamayı memnuniyetle karşıladığını belirterek, ‘Kadınların namaza katılmaları dinimizce yasak değil. Ancak şimdiye kadar bunun gerçekleşmemesi din değil, töreler hesaba katılarak davranılmasından ileri geliyor. İlk çağrıyı yaptığım zaman da Diyanet İşleri Başkanlığı karşı çıkmamıştı. Şimdi konu Sayın Yılmaz’ın açıklamasıyla daha da netlik kazandı. Dinimiz kadına değer verir. Bu kararla ülkemizin biraz daha gerçeklerle özdeşleşmesinden büyük mutluluk duydum’ dedi.

Genç yaşta kaybettiği eşinin son ana kadar yanından ayrılmak istemeyen ve cenaze namazında da ön saflarda yer alarak bir tabuyu yıkan Berna Kızılcan ise açıklamayı ‘güzel ve doğru’ olarak nitelendirirken, ‘Ben o gün tamamen manevi tepki verdim. Tek istediğim gönülden bağlı olduğum eşimin son ana kadar yanında olabilmekti. Ancak bu düşünceyle dini vecibeler dışına da çıkmak istemiyordum. Sayın müftünün çağrısı, cenaze namazına katılmamızda bir sakınca olmadığının göstergesiydi. Şimdi bunun Diyanet İşleri Başkanlığı’nca da açıklanmış olması doğru ve güzel bir karar’ dedi.

(Kaynak: Hürriyet Gazetesi, 19.05.2002)

Mısır El-Ezher Yeni Bir Fetva 

Islam dinine gore meymis?
Kadin erkegi emzirirse erkegin sut annesi olur..
Sut anne ile erkek nikahlanamaz.
Demek ki o zaman haremlik-selamlik geregi kalmaz..

Kadinin akrabasi olmayan erkekle bas basa kalmasinin emzirmeye baglanmasi Misir'i karistirdi.

23 Mayis 2007 Gazeteler 

El Ezher'in hadis kursusu baskaninin kadinin akrabasi olmayan erkekle bas basa kalma formulunu emzirmeyle saglama cabasi Misir'i karistirdi. Attiya, hadisleri kaynak gosterdigi fetvasini geri cekti 



İslam âleminin bir numarali Sunni egitim merkezi olan Misir'daki El Ezher Universitesi'nin hadis kursusu baskani Ezzat Attiya, kadin-erkek sorununa emzirmeli cozum uretmeye kalkinca ortalik karisti. İslam'in kadinlarin akrabalari olmayan erkeklerle bas basa kalmalarina getirdigi yasagi kirma yolu arayan Attiya, bir kadinin yabanci bir erkekle onu emzirmesi sartiyla yalniz kalabilecegi ve ayni catida calisabilecegine dair fetva yayimladi. Dini cevreler ve medyadan tepkiler uzerine fetvasini geri cekip ozur dileyen Attiya, gorevi askiya alinarak disiplin komisyonuna havale edildi. 

Fetva, bir kadinin is arkadasi olan, ama akrabasi olmayan bir erkekle bas basa kalabilmesini saglayacak ailevi bagin kurulmasi icin en az bes kez emzirmeyi ongoruyor. El Arabiya, Attiya'nin bundan sonra kadinin erkekle bas basayken basini acabilecegini soyledigini de ileri surdu. Ama Attiya, peygamberin sozleri ve sunnetlerine dair hadislerden kisisel analizi oldugunu belirttigi fetvayi geri cekerken, Hz. Muhammed donemindeki bir olayi yanlis yorumladigini soyledi. Teoloji profesoru Mabruk Attiya, İslam'in evlat edinmeyi yasakladigini hatirlatip soyle bir hadis anlatti: Peygamber bir kadina evlatlik almak istedigi delikanliya sut anne olmasini tavsiye ediyor. Kadin da sutunu sagip bir kâseye koyarak delikanliya veriyor. Ancak genelde din bilimciler bu hadisin dogru olmadigini belirtiyor. 

Zira İslam akrabalikta nesebi (kan bagini) temel aliyor, kan bagi olanlar birbirine haram oluyor, yani kadin-erkek iliskisi kurulmuyor, ama sut emme de kan bagina denk tutuluyor. Attiya'nin temel aldigi hadislerde, 'Neseb bakimindan haram olanlar sut emmekten dolayi da haram olur. Dogumun haram kildiklarini sut de haram kilar. Sutun sahibiyle sutten icen kimse birbirine haram olur. Bir adam bir kadindan sut emse, o kadin sut emenin anasi olur. Sutten dolayi kadinin kocasi onun babasi, cocuklari onun sut kardesleri olur' diyor. Yani sutu emilen kadinin cocuklariyla dahi evlenilemiyor. Haramlik icin en az bes-10 kez sut emmek gerekiyor. Gerci Hz. Muhammed'in esi Ayse'yi odada bir erkekle yalniz gorunce ofkesinin yuzune vurdugu, "Ey Allah`in Resulu! Bu benim sut kardesimdir" diyen Ayse'nin "Siz kadinlar sut kardeslerinizi iyi dusunun! Cunku sut kardesligi, acliktan hasil olur" yaniti aldigi da rivayet olunuyor. 

Dinbilimcilerce reddedilen fetva Arap medyasinda alay konusu oldu. El Dustur, "Kamu binasina girip 50 yasinda bir memureyi is arkadasini emzirirken gorurseniz soke olmayin" diye yazdi. Meclisteki ozel oturumda vekiller Attiya'nin agir bicimde cezalandirilmasini istedi. Din İsleri Bakani Mahmad Zakzuk fetvalarin akla ve insan dogasina uygun olmasi uyarisi yaparken, Rektor Ahmed El Tayyip Attiya'ya disiplin kurulu onunde fetvayi İslam'a hakaret olarak reddetmesi talimati verdi. 

**
Bu durumda akla gelen sorular:
1-Dunyadaki tüm muslumanlarin adina fetva vermeye yetkili organ kimdir?
2-Ayni konudaki fetvalar memleketten memlekete fark gosterir mi?
3-O zaman bu fetvalardan hangisi dogrudur?

**
www.carsafli.cjb.net

İslamiyet Gerçekleri | İslamiyet ve kadın | Diğer Fetva'lardan